24 Mart 2016 Perşembe

Essence Longlasting Nude Rujlar

24 Mart 2016 Perşembe
Merhabalar,

Bugün sizlere Essence Longlasting Nude rujlarimdan bahsetmek istiyorum. Essence markasindan Nude serisinden olan bu rujlarin bendeki renkleri, 01 wearing only a smile, 03 come naturally ve 05 cool nude.

Görünüs olarak degisik tasarlanmis, söyle ki, her bir farkli  renk icin dis görünümü de ayni sekilde degismekte. 01 rengi en acik renk dis tasarima sahipken, renk koyulastikca dis görünüm rengi de koyulasiyor. Güzel bir görünüme sahipler bu anlamda.


Öncelikle fiyatlarinin uygun oldugunu ve fiyatlarina göre performanslarinin bence orta oldugunu söylemeliyim. En azindan ben cok büyük bir beklentiyle almadigim icin, bence kötü kategorisine de girmiyorlar bu anlamda. Krem yapidaki hafif isiltili bitisli bu rujlar, ayni zamanda hafif bir nemlendirici görevi de görüyorlar. Dudagimi kurutmadilar ve duruslarini ve renklerini sevdim gercekten :)


Bir rujdan bekledigimiz sey rengini güzel vermesidir ilk seferinde ki, kat kat uygulamak zorunda kalmayalim. Resimdeki swatchlari elde etmek icin 4-5 kat sürdügümü itiraf etmeliyim, pigmentasyonu cok basarili degil, dolayisiyla renklerini hemen vermiyorlar. Benim dudaklarimdaki duruslari, resimdeki swatchlariyla neredeyse ayni oldu. Fakat denemeden almamakta fayda var ;)


Longlasting olarak piyasaya sürülmüs olmalarina ragmen, kaliciliklari cok iyi degil maalesef. Birseyler ictigimde veya yedigimde hemen hemen yarisi ucmus oluyor dudagimdan. Bazen daha bile fazla.. Ama hem renkleri dogala yakin oldugu icin hem de dedigim gibi hafiften bir nemlendirme islemi yaptiklari icin, gün icerisinde lipbalm sürer gibi tazeliyorum aklima geldikce :)

Bu aralar bu seriye yeni renk secenekleri eklendi ve sanirim birkac rengini daha alacagim. Cok ruj kullanan biri olmadigim icin, uygun fiyatli rujlar tercihim oluyor. Siz bu seriden hangi renkleri kullaniyorsunuz, belki önerebileceginiz baska renk tonlari vardir onlari alirim, yorum olarak birakirsaniz cok sevinirim :)

Okudugunuz icin tesekkürler,
Zey
Devamını Oku »

23 Mart 2016 Çarşamba

Loreal Revitalift Volume filler - Serum ve Nemlendirici - Bittiler !

23 Mart 2016 Çarşamba
Merhabalar,

Bugün sizlere aylar önce Almanya´da katildigim bir cekilisten hediye olarak kazandigim Loreal Revitalift Volume Filler serisinin serum ve nemlendiricisinden bahsetmek istiyorum.
Serum 3 hafta gibi bir sürede bitti fakat yazisini nemlendiricisiyle birlikte yazmak icin bekletiyordum. Nemlendiriciyi yaklasik 4 ay kullandim, yeni bitti. Hem bitenler yazisi hem de yorumlarimi paylasmak istedim.


Öncelikle biraz paketlemelerinden bahsedelim. Serum ince uzun sanirim mika bir tüp icerisinde ve 16 ml ürün barindiriyor. Siringa görünümlü bu serum kullanim olarak cok pratik cünkü, alt kismindan bastirdiginiz zaman (belli bir noktaya kadar bastirabiliyorsunuz), ince olan ucundan nohut tanesi kadar ürün geliyor ve fazla ürün almaniz engellenmis oluyor. Serumun kullanmaya basladiktan sonra ömrü 6 ay ama dedigim gibi benimki cok kisa bir sürede bitti zaten :) Nemlenlendiricisi ise cam bir sisede ve icersinde 50 ml ürün var. Nemlendiricinin acildiktan sonra ömrü 12 ay. Ürünler set halinde Almanya´da 30-35 euro gibi bir fiyata satiliyor fakat dedigim gibi ben cekilisten kazandim.

Arastirdigim kadariyla, her ne kadar arka planda dev bir bilimsel arastirma yapip üretilmis olsalar da, icerikleri biraz ilginc. Yapilan arastirmalar sonucu gelistirilen ve icerisindeki en etken madde "Hyaluronic Acid" olan bu "volume filler" serisi, kullanici yorumlarina göre %35-40 kirisikliklari azaltmis ve hanimlari memnun etmis. Bu aralar iceriklere takmis birisi olarak size iceriklerini kendi internet sayfalarindan aktarmak istiyorum. Cok anladigimi söyleyemiyorum cünkü uzun bir arastirma yapiyorum suan, iceriklerde denk geldigim tüm kimyasallarin ne ise yaradigini, faydalarini veya zararlarini not aldigim baska bir ögrenme sürecindeyim suan.

SERUM: AQUA / WATER, GLYCERIN, ALCOHOL DENAT., DIMETHICONE, BUTYLENE GLYCOL, DIPROPYLENE GLYCOL, SILICA, SODIUM HYALURONATE, ALPINIA GALANGA LEAF EXTRACT, CARBOMER, METHYLSILANOL/SILICATE CROSSPOLYMER, SODIUM HYDROXIDE, AMMONIUM POLYACRYLDIMETHYLTAURAMIDE / AMMONIUM POLYACRYLOYLDIMETHYL TAURATE, DIPOTASSIUM GLYCYRRHIZATE, DISODIUM EDTA, CAPRYLOYL SALICYLIC ACID, LINALOOL, CITRONELLOL, BENZYL ALCOHOL, BENZYL BENZOATE, BENZYL SALICYLATE, PARFUM / FRAGRANCE 

NEMLENDIRICI: AQUA / WATER, GLYCERIN, DIMETHICONE, ISOHEXADECANE, SILICA, HYDROXYETHYLPIPERAZINE ETHANE SULFONIC ACID, ALCOHOL DENAT., DIPROPYLENE GLYCOL, SYNTHETIC WAX, ALPINIA GALANGA LEAF EXTRACT, PEG-10 DIMETHICONE, SECALE CEREALE EXTRACT / RYE SEED EXTRACT, DIMETHICONE/PEG-10/15 CROSSPOLYMER, DIMETHICONE/POLYGLYCERIN-3 CROSSPOLYMER, SODIUM ACRYLATES COPOLYMER, SODIUM HYALURONATE, ADENOSINE, NYLON-12, DIPOTASSIUM GLYCYRRHIZATE, DISODIUM EDTA, CAPRYLIC/CAPRIC TRIGLYCERIDE, CAPRYLYL GLYCOL, SYNTHETIC FLUORPHLOGOPITE, PENTYLENE GLYCOL, DISTEARDIMONIUM HECTORITE, ETHYLHEXYL HYDROXYSTEARATE, PHENOXYETHANOL, CI 77163 / BISMUTH OXYCHLORIDE, CI 77891 / TITANIUM DIOXIDE, LINALOOL, CITRONELLOL, BENZYL ALCOHOL, BENZYL BENZOATE, BENZYL SALICYLATE, PARFUM / FRAGRANCE

Hemen belirtmek istiyorum ki serum gercekten alkol kokuyor. Fakat nemlendirici de bir o kadar alkol kokmuyor tam tersine cok güzel bir kokusu var. Makyaj öncesi kullandigim zamanlarda, alin bölgemdeki kirisikliklarin gecici de olsa doldugunu gördüm. Fakat uzun vadede kalici bir etkileri olmadi benim icin. En hosuma giden etkileri, yagli cildimin, normalden daha az yaglanmasi oldu ki bunu The Body Shop´un Cay agaci özlü gece losyonunu (yazisina buradan ulasabilirsiniz) kullanarak daha da aza indirdim. Fakat bunun sebebinin nemlendirici icersindeki silicanin gözeneklerime yerlesmesi olabilecegini de düsünüyorum, tam emin degilim. Ve yine icerisindeki silica sayesinde cok güzel bir makyaj bazi görevini görüyor nemlendirici !

Serumu eger vaktim varsa sabahlari makyaj öncesi ve de nemlendiriciden önce uyguladim. Vaktim yok ise sadece nemlendiriciyi uygulayip makyajimi yaptim. Böyle zamanlarda serumu gece kullandim. Serumun emilmesi biraz zaman gerektiriyor ve az yapiskanlik hissi veriyor. Nemlendirici emilimi oldukca hizli ve kesinlikle yapiskan bir his birakmiyor. Nemlendiriciyi sabah ve aksam günde 2 defa uyguladim. Serumun yapisi oldukca akiskan ve nemlendiricinin yapisi oldukca koyu kivamli. Maalesef bittikleri icin gösteremiyorum.

Cildimdeki etkileri ise gercekten güzeldi. Yüzümü matlastirip makyajim icin güzel bir zemin hazirladiklarini düsünüyorum. Ayrica hic makyaj yapmadigim sadece serum ve nemlendirici (ya da sadece nemlendirici) kullandigim günler yüzümün yumusak oldugunu , daha aydinlik göründügünü ve pürüzsüz durdugunu gözlemledim. Fakat dedigim gibi bu vaadini kalici olarak gözlemlemedim, sadece uyguladigimdan sonra 3-4 saat icin farkettim.


Aslina bakarsaniz nemlendiriciden memnundum ve bir daha almayi düsünüyordum ta ki icerigini iyice arastirip ögrenene dek. Belki de ayni markanin bu aralar cok gördügüm skin perfection nemlendiricisini alirim. Skin perfection serumunu kullaniyorum ve memnunun aslinda ama... Hala cok kararsizim !

Sizin yagli ciltler icin dogal icerikli nemlendirici önerileriniz varsa lütfen benimle paylasin, cünkü elimdeki nemlendirici bitince yenisini almam gerek ve hala karar vermis degilim.

Okudugunuz icin cok tesekkür ederim,
Zey
Devamını Oku »

22 Mart 2016 Salı

Essence XXXL Longlasting Mat lipglosslar - 05 Velvelt Rose, 05 Soft Nude ve 07 Silky Red

22 Mart 2016 Salı
Merhabalar,

Bugünkü yazim Essence XXXL Longlasting Matt Lipglosslar ile ilgili. Bendeki numaralari 05 Velvet Rose , 06 Soft Nude ve 07 Silky Red.

Öncelikle sunu belirtmeliyim ki fiyatina göre (Gratis fiyati 9-10 liraymis internetten gördügüm kadariyla ve indirim zamanlari yari fiyatina düsebiliyormus) performansi basarili mat likit lipglosslar olmus. Ben acikcasi cok umutlu degildim fakat mat furyasinda katilip, mat rujlari sevmeye baslamis biri olarak denemek istedim. Uzun ince bir tüp icerisinde 4,5 ml ürün bulunuyor ve kendi aplikatörü ile uygulamaniz oldukca kolay. Yapilari orta kivamda, ne cok sivi ne de cok kati. Bitislerinin gercekten cok mat oldugunu söyleyemiyorum fakat mata yakinlar. Swatchlari olan resimde, kendi aplikatörü ile tek sefer gecilmis halini görebilirsiniz. Bence renk vermeleri de gayet güzel. 05 velvet rose, digerlerine göre daha islak bitisli. Benim elimdeki mi öyle yoksa genel olarak mi bilemiyorum. Tamamen kurumalari icin biraz zaman vermeniz gerek, 2-3 dakika kadar. Kuruduktan sonraki bitislerini sevdim, kuru dudaklariniz olsa bile pütürlü bir görüntüleri yok ve dökülme yapmiyorlar. Ama extra bir nem vermiyorlar bence. Kaliciklari orta ya da biraz daha az diyebilirim cünkü sabah evden cikarken 2 kat uygulayip, sonrasinda ofiste kahvemi icerken az da olsa bardaga gectigini gördüm. Eger vanilya kokusunu seviyorsaniz, kokusuyla da sizi cezbedecektir :)



Kisacasi ben Essence´in The Matt serisinin mat efektli bu longlasting lipglosslarini begendim. Fiyatina göre performanslari basarili. Serinin 2 rengi daha var 16 Berry Cream ve yeni cikan 17 Hot Brownie. Eger koyu renk rujlari cokca tercih ediyor olsaydim, onlari da alarak seriyi tamamlardim. Eger serinin diger renklerini görmek isterseniz buradan bakabilirsiniz.

Okudugunuz icin tesekkürler,
Zey
Devamını Oku »

21 Mart 2016 Pazartesi

Bitenler 6 sac bakim urunlerim- Schwarzkopf Gliss Ultimate Repair

21 Mart 2016 Pazartesi
Merhabalar,

Bugün biten sac bakim ürünlerimden bahsetmek istiyorum.

Schwarzkopf Gliss Ultimate Repair serisinden sampuan, sac kremi ve sivilastirilmis sac spreyi hakkindaki yorumlarimi merak ediyorsaniz keyifli okumalar.


Bu seri genel olarak sacinizda hasar onarimi yapmayi, güc ve parlaklik vermeyi vaad ediyor. Icerisinde 3 kat sivilastirilmis keratin ile saclarinizi onarip yeniden yapilandiracagi iddiasinda. Ben sampuan ve sac kremini dusta uyguladiktan sonra, havlu ile suyunu aldigim sacima da spreyini kullandim. Ürünlerin fiyatlarini bilmiyorum acikcasi cünkü ürünler bana set halinde arkadasimin hediyesiydi :)

Ürün icerigine bakarsak, (kendi sitesinden alinmistir): SampuanAqua · Sodium Laureth Sulfate · Cocamidopropyl Betaine · Sodium Chloride · PEG-7 Glyceryl Cocoate · Guar Hydroxypropyltrimonium Chloride · Cocodimonium Hydroxypropyl Hydrolyzed Keratin · Hydrolyzed Keratin · Panthenol · Simmondsia Chinensis Seed Oil · Disodium Cocoamphodiacetate · Sodium Benzoate · Citric Acid · Dimethicone · PEG-40 Hydrogenated Castor Oil ·Parfum · Cocamide MEA · Hydrogenated Castor Oil · PEG-120 Methyl Glucose Dioleate · Mica · Hexyl Cinnamal ·Laureth-4 · Laureth-23 · Linalool · Limonene · Propylene Glycol · Salicylic Acid · Methylparaben · Phenoxyethanol · Potassium Sorbate · CI 77891 

Sac kremi Aqua · Cetearyl Alcohol · Quaternium-87 · Stearamidopropyl Dimethylamine · Dimethicone · Citric Acid · Distearoylethyl Hydroxyethylmonium Methosulfate · Isopropyl Myristate · Polyquaternium-10 · Cocodimonium Hydroxypropyl Hydrolyzed Keratin · Hydrolyzed Keratin · Panthenol · Glycerin · Propylene Glycol · Phenoxyethanol · Sodium Methylparaben · Parfum · Dimethiconol · Hexyl Cinnamal · Linalool · Limonene · Potassium Sorbate

Sivi sac kremi : Aqua · Cyclomethicone · Phenyl Trimethicone ·Polyquaternium-16 · Cetrimonium Chloride · Cocodimonium Hydroxypropyl Hydrolyzed Keratin · Hydrolyzed Keratin · Panthenol · Dimethiconol · Cetyl PEG/PPG-10/1 Dimethicone · Lactic Acid · Parfum · Sodium Benzoate · Hexyl Cinnamal · Linalool · Limonene · Phenoxyethanol · Potassium Sorbate · CI 19140 · CI 17200

Ilk gözüme carpan ve zararli olduklarini bildigim kimyasallari kalin yazdim, umarim dikkatinizi cekmistir. Icerik olarak maalesef temiz degiller. Benim bilmedigim fakat zararli baska icerikler de gözünüze carpiyorsa lütfen benimle yorumlarda paylasin.

Koku olarak hos bir kokusu vardi, kesinlikle alkol kokusu gelmedi bana. Set halinde kullanirken, birbirlerini tamamladiklarini düsünüyorum cünkü sacimin temizlendigini, krem ile yumusadigini ve sprey ile kolayca tarandigini söylemeliyim. 


Sampuan sanki sacimi agirlastirdi benim, cünkü sacim sekil almamaya hemen düzlesmeye meyilli oldu. Sampuanin SLS icerdigini unutmadan belirteyim. Sampuani tekrar alacagimi zannetmiyorum...

Sac kreminin sacimi yumusatmasini sevdim. Fakat sac kremi, sampuandan önce bitti, bunu pek sevmedim :) Iceriginden ötürü sac kremini de tekrar almayi düsünmüyorum.

Sivilastirilmis sivi sac spreyinin verdigi kolay taranabilme ve parlaklik basariliydi. Iceriginde tek gözüme carpan parfüm oldu, belki yeniden alabilecegim bir ürün olabilir sac spreyi.

Ürünleri kullanirken sac dökülmemde bir artma olmadi. Kullandigim dönem saclarimi yeni kestirmis oldugum icin de sac kiriklarinda ne kadar etkili olduklarini bilemiyorum. 
Aslinda basarililar fakat temiz icerikli olmadiklari icin baska markalara yöneldim. Bu aralar Yves Rocher sampuanlarini kullaniyorum, yazilari gelecek..


Umarim atladigim bir nokta olmamistir yazarken, bu aralar kafam, düsüncelerim epey daginik, konusmalarimi bile toparlayamiyorum cogu zaman, sebebi malum, herkes gibi benim de bir yanim epey buruk..
  Sizlerin kullandigi memnun kaldigi ve önerebilecegi sac bakim ürünleri neler ? Bu seriyi kullanan olduysa, benimle paylasirsaniz cok sevinirim.

Okudugunuz icin cok tesekkür ederim,

Zey





Devamını Oku »

18 Mart 2016 Cuma

Yves Rocher kayisi özlü peeling - Cok mu güzel yoksa abartilmis mi ?

18 Mart 2016 Cuma
Merhabalar

Bugun sizlere merakima yenik düsüp aldigim fakat kullandiktan ve bitirdikten sonra abartildigini düsündügüm bi üründen bahsertmek istiyorum. Yves Rocher Kayisi özlü peeling yorumlarimi paylasmak istiyorum.

Ürün 50 ml plastik tüpte, özellikle indirim zamanlari cok uygun fiyatlara, 10 lira gibi, almaniz mümkün. Icersindeki kayisi özleri ile derinlemesine temizlemeyi ve cilde parlaklik vermeyi vaad ediyor. Paraben icermiyor. Haftada 1-2 defa islak yüze uygulanabilecegi belirtilmis. Hassas ve akneli ciltler icin önerilmiyor !


Öncelikle benim yagli cildimde verdigi temizlik hissi basarili idi. Kurutmadi da cildimi. Herhangi bir alerjik reaksiyonda olusturmadi. Ama yani simdiye dek kullandigim peeling´lerden farkli degildi. Tanecikleri iri, sert ve peeling islemi sirasinda yumusamiyor. Bu yüzden cok bastirmadan cok üstten hafif hareketlerle peeling yaptim diyebilirim. Bu noktada temizlik islemini ne kadar gerceklestirdi tartisilir. Tanceiklerin iri olmasi ve erimemesi de, gözeneklerimi nasil temizleyebilecegi konusunda süpheye düsürdü beni!

Verdigi ferahlik ve temizlik hissini sevdim. Kayisi kokusu cok güzel, rahatsiz edici degil. Paraben icermemesi arti bir özellik fakat ben abartildigini düsünüyorum bu ürünün. Peeling islemini hafif dokunuslarla cildime zarar vermeden yapmaya calistiysam da, yüzümü duruladiktan sonra cildim epey kizardi.

Maalesef tekrar almayi düsünmedigim bir ürün oldu kendisi :/



Okudugunuz icin cok tesekkürler,
Zey
Devamını Oku »

Neymis ögrendim !

Merhabalar,

Ne oldu biliyor musunuz ?

Ben bile bilmiyorum ki siz nereden bileceksiniz..

Ülkemizde masum canlar hic ugruna can veriyor. Kim bilir kac evden feryatlar yükseliyor...

Filler tepisirken cimenlere olurmus ya olan, aynen o hesap ezilen cimenler suan..

Bu kadar uzaktan ben bile bu kadar üzülürken, evlerine ates düsmüs insanlari düsünemiyorum bile..

Ama derdimiz bu degil, derdimiz bambaska ! Kasap et koyun can derdinde..

Bu kadar zamandir instagramdayim, simdiye dek 4-5 defa olumsuz yorum yada mesaj almisimdir ama bu son 2-3 günde aldigim seviyesiz mesajlari anlatamam!
Sonra durdum düsündüm, niye yasatiyorsun bunu kendine? Deger mi? Ne geciyor eline ? Seviyesizligin icinde buldun kendini bak... Sonra silkelenip kendime geldim !

Neymis ögrendim!
Sevgiler,
Zey

"Duyduğum, dokunduğum, gördüğüm, tattığım, kokladığım için var bu dünya..Farkında olduğum için.. Kendim yazdım, kendim oynadım en başından beri..
O yüzden ki bir dünya yarattım, roller verdim sahnedekilere..
Sevdim; sevgilim, paylaştım; dostum dedim..
En derinimde hissettim; annem, kızdım da kıyamadım; babam dedim..
Geçer dediklerimi geçirdim..
Biter dediklerimi bitirdim..
Nefret ettiklerimi sildim, geçtim..
Gün oldu; silkindim, yeter dedim..
Geride bıraktıklarım hesap sormaya kalkmasın o yüzden bana..
Farkında olduğum için var oldunuz, vazgeçtiğim için bugün yoksunuz..
Bu nasıl bir cüret ki; bir başka hayata müdahil olma, umarsızca sorgulama, pervasızca yargılama hakkını bulur insan kendinde..
Haddinizi aşmayın ey faniler..
Ben yok olmayı kabullenirken, kar taneleri mütemadiyen ayak izlerimi kapatmaktayken, güneş bile her gün batarken, sizdeki ne arsızlıktır; silinmeyi dahi kabul edemiyorsunuz bir başka faninin zihninden.. Mezarlıklar, kendini vazgeçilmez sananlarla doluyken, yerin üstündeki bu şatafat da neyin nesi oluyor acep?
Uğraştırmayın da dağılın hadi..
Dağılın ve gidin, ama bilin..
Kör cehalet çirkefleştirir insanları!
Suskunluğum asaletimdendir...
Her lafa verecek bir cevabım var...
Lakin bir lafa bakarım lafmı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye... "

Mevlana



Devamını Oku »

13 Mart 2016 Pazar

Nasil ders calisiyorum?

13 Mart 2016 Pazar
Merhabalar,

Bugün biraz normalde yazdigim bakim ve kozmetik konularinin disina cikip, snapchatten arkadaslarimin bir kismi tarafindan yazmam icin önerilen bambaska bir konu ile ilgili yaziyor olacagim.

Nasil ders calisiyorum ?

Yasim 30+ olmus olsa da hala ders calisiyorum evet :) Cünkü benim isim bu, ben bilimsel arastirmalar yapiyorum, sürekli yeni seyler okuyup ögreniyorum. Aynen kozmetik dünyasinda oldugu gibi, bilim dünyasinda da sürekli yeni makaleler yayinlaniyor ve bu is icindeyseniz okuyup ogrenmeniz ve de en önemlisi yaptiginiz isi, cikan sonuclarinizi yorumlayabilmek icin teori kismini iyi anlamaniz gerekiyor. Kozmetikte bir marka yeni bir seri cikarinca bloglardan okuyup ögreniyoruz, alip almamaya karar veriyoruz, ya da gidip bizzat kendimiz test ederek deneyerek aliyoruz, ama bir sekilde sürekli yeni cikan ürünler ve markalar hakkinda gündemi takip ediyoruz :)

Simdi sizlere maddeler halinde, kendim nasil ders calistigimi yazmak istiyorum. Yöntemler kisiden kisiye degisir, bunun bircok farkli yolu olabilir. Bu konulara hic girmeden, kendi yöntemlerimi, nasil en verimli sekilde ders calistigimi anlatmaya calisacagim.

1.Calisma ortamim (odam, masam) kesinlikle derli toplu olmali. Benim dikkatimi dagitacak daginiklik kesinlikle olmamali. Bir önceki günden daginik kagitlarim varsa önce onlari düzenler kaldiririm. Masami özellikle pencere kenari ya da odaya dogru cevrilmis sekilde kullanmiyorum. Masam duvara bitisik ve duvara bakacak sekilde kullaniyorum. Böylelikle gözümün önünde dikkatimi dagitacak baska objeler olmuyor.

2. Masa lambasi kullanmayi da seviyorum. Karsimdan isigi önüme düsecek sekilde ve cok fazla beyaz olmayan, cok güclü degil, gözü yormayan bir isik kullanirim. Bu isik benim sadece önümdeki yaziya odaklanmami sagliyor.

2. Ben yazarak ders calisanlardanim. Mutlaka elime kagit kalem alip yazarim. Eger konuyu az cok biliyorsam, en önemli noktalarini (tanim, formul) kendimce kücük notlar (cogunlukla genis post-it´lere yazarim) alarak özetlerim. Eger konuyu hic bilmiyor sifirdan baslayacksam (hic bilmiyorsam genelde wikipedia okuyarak basliyorum) ünite özetleri hazirlayarak, en önemli kisimlarin altini cizerek ve sürekli gözümün önünde olacak sekilde bi yerlere asarak ögrenmeye calisirim. Bu özetleri konularin en önemli kisimlarini cikararak yapiyorum. Kitabi alip aynisini bakarak yazmak degil. Okuyorum, aklimda kalani kagida aktarmaya calisiyorum. Eksik noktalarim, atladigim yerleri özellikle altini cizerek yaziyorum ki bir dahaki sefer bu özetlere baktigimda dikkatimi ceksin ve hatirlayabileyim diye. Renkli kalemler, kagitlar da kullanabilirsiniz, belki daha az sancili ya da eglenceli hale bile gelir ders calismak böylelikle..

3. Duvarima mutlaka post-it ya da ünite özetlerini asarim. Göz hizamda olacak sekilde, oturdugum yerden boynum agrimadan okuyabilecegim gibi asarim. Mantar panolar da ise yarayabilir, ya da duvara zarar vermeden kagit yapistirmanizi saglayan hamur gibi yapistiricilar da. Simdi diyebilirsiniz koca kitabi duvara mi asacagiz diye, hayir, özetlerim 1 sayfa seklinde olur genelde ve iyice ögrendigimden emin olduklarimi kaldirip yeni özetler asarim. Kaldirdigim özetleri klasörlerim ki acip tek tek tüm üniteleri toplu olarak bulabileyim. Sürekli bir devir daim oluyor yani, yeni özetler geliyor eskiler klasörleniyor, hala anlasilmayanlar duvarda kaliyor. Eger gerekli tekrarlari yaparsaniz özetlerin hepsinin aklinizda kalacagindan eminim, ben de ise yariyor :)

4. Anladiginizi ölcmek icin en iyi yöntem, konuyu baskalarina anlatmaktir. En azindan benim icin önemli bir test bu. Eger calisip anladiginiz, akliniza oturdugunu düsündügünüz konular varsa, arkadas(lar)iniza anlatmayi deneyin. Eger konuyu anlatirken, acip kitaptan bakma geregi duyuyor ve söylediklerinizden emin olamiyorsaniz, o konuyu tam anlamamissiniz demektir. Ya konuyu tam olarak tekrar edin, ya da özetlerinizin üzerinden tekrar gecin. Tabi bu durumda arkadas(lar)iniz da cok öenmli, gercekten birlikte verimli calisabileceginiz arkadaslariniza bunu önerin. Size zaman kaybettirecek, calismaya niyeti olmayan arkadaslarinizla bu yöntem ise yaramaz :)

5. Zaman planlamasi cok önemli. Sinav tarihlerinizi bir cizelgeye yazin ve hangi sinava ne kadar zamaniniz var, kac üniteniz var bunlari bir planlayin. Sinavinizdan bir aksam önce bunlari yaparsaniz sadece panik olur, hicbirsey ögrenmemis olursunuz. Bu dogrultuda da sinavdan ne kadar önce, hangi günler kac saat, kac ünite calismaniz gerek bunlari belirlemis olacaksiniz. Sinavinizdan önce tüm konulari genel olarak tekrar icin de zaman birakabilirsiniz. Planiniza uymaniz gerek. Bugün calismayip, ertesi güne konu birakirsaniz aksar ve birikir. Zamaniniz daralinca da paniklersiniz. Düzenli calismak ve calistiklarinizi hep tekrar etmek, herseyin aklinizda kalmasini saglar. Ben de ögrenciyim ordan biliyorum :)

Of söylemesi kolay ama oyle olmuyor, bir gecede hangi bir derse calisayim diye söyleniyorsunuz, duyuyorum :) Ben de gectim o yollardan, biliyorum zor ama her ögrencinin gectigi ve maalesef yapmaniz gereken tek sey bu : Düzenli ve verimli ders calismak.. Ilerde bu zamanlari arayacaksiniz inanin bana.. Cünkü suan ne kira, ne fatura, ne ev isleri, temizlik, yemek, alisveris, ütü hicbir extra isiniz yok! Evli degilsiniz, bakmaniz gereken cocuklariniz yok, sorumluluklariniz yok. Ay sonunu nasil getircem derdiniz yok! Sonradan sorumluluklar artinca sadece ögrenci olmayip, bir sürü ise ayni anda yetismeniz (düsünmeniz) gerekince, sadece ögrenci oldugunuz bu günleri cok özlersiniz.. Beni de hatirlayin o zaman :)

Her zamanki gibi cok uzattim ama bitiriyorum, okudugunuz icin cok tesekkürler :)
Sizler de ders calisma yöntemlerinizi benimle paylasin lütfen, eminim benim de ögrenecek cok seyim var.

Mutlu pazarlar !
Zey
Devamını Oku »

12 Mart 2016 Cumartesi

Karisik Alisveris - - - DM & Müller & Douglas & The Body Shop

12 Mart 2016 Cumartesi
Merhabalar,

Nasilsiniz? Umarim haftasonunuz iyi geciyordur.
Bugün alisverise cikarken aklimda sadece The Body Shop cay agaci özlü serisine bakmak ve güzel bir günes kremi almak vardi. Fakat tahmin edersiniz ki sadece aklimdakilerle sinirli kalmayip bircok ürün daha aldim.

Sizlere bugün yapmis oldugum alisverisi ve fiyatlarini yazmak istedim. Ilk defa bir alisveris yazisi paylasiyorum. Umarim keyifle okursunuz.

Ilk olarak La Roche-Posay günes losyonunu aldim. Mat bitisi olan, paraben icermeyen, 30 SPF günes korumasi olan 50 ml´lik bu ürün 14,25 euro. Ayrica pompali sisede olmasi kullanim acisindan pratik olacaga benziyor.


Bir önceki yazimda The Body Shop Cay agaci özlü serisinden gece losyonunu kullanmis ve yorumlamistim. Buradan okuyabilirsiniz. Ayni losyonu almak icin ve serinin diger ürünlerine bakmak icin The Body Shop´a gittim. Gece losyonu kalmamis bitmisti. Biten ürünümü tekrar alamadim. Fakat ayni serinin gündüz losyonu ve BB kremini aldim. 1 ürün alana 1 ürün yari fiyatina idi. Ortadaki minnak boy yüz yikama jelini de hediye ettiler. Gündüz losyonu 8,5 euro, bb krem 9,5 euroydu. Ben iki ürüne toplam 13,75 euro verdim.

Müller´den ise yeni gelen Garnier makyaj temizleme sularindan aldim. Büyük olan 400 ml sise waterproof her türlü makyaji (yüz, göz, dudak) cikarmayi vaad ediyor ve 4,75 euro idi. Yapisi yagsiz diyor bakalim deneyelim. Kücük olan ise hassas gözler icin yaziyor 2,99 euro ve güzel degisik bir kokusu var :)


Müller´de bulabileceginiz Body&Soul markasini sevdigimi belki biliyorsunuz. Bu markanin makyaj süngeri benim icin Beauty Blender´dan sonra en basarilisi ki bugüne dek 4-5 farkli sünger denemisimdir. Yazima buradan ulasabilirsiniz. Uzun zamandir bekledigim kucuk kapatici süngerlerinden gelmisti ben de merak ediyordum ve hemen denemek icin aldim. 2,49 euro idi.

Sonrasinda DM magazasinin kendi markasi olan Balea´dan Alman youtuberlarda gördügüm kirpik besleyen ve güclendiren serumu aldim. Fiyati 4,95 euro idi.

Essence waterproof makyaji bile temizlemeyi vaad eden islak mendillerinden aldim, 0,95 cent. Daha önce de kullanmistim fakat waterproof makyaji iyi cikardigini söyleyemem ama cantaya atmalik 15li bu paketi seviyorum.


Douglas´tan ise EOS el losyonundan aldim. 44 ml´lik bu ürün 5,99 euro idi. Yine uzun zamandir aklimda olan fakat rengini bulamadigim NYX markasinin bir tarafi aydinlatici bir tarafi kontur yapmak icin olan Wonder sticklerinden kendime uyan rengi buldum ve 11,99 euroya aldim.


Biliyorsunuz bu aralar stick fondotenler populer. Maybelline fit me sticklerin en koyu rengi ben de uzun zamandir var ve kontur yapmak icin zaman zaman kullaniyorum. Bu sefer de fondoten olarak kullanmak icin kendi ten rengimi aldim. 8,45 euro dm fiyati. Dagitmasi kolay seviyorum bu ürünü.


Yine ayni stick seklinde olan Loreal markasinin Nude Magique serisinin BB Blemish Balm stigini aldim. Uyguladigimda o kadar belirsiz olmasina ragmen guzel kapatti ki kirmiziliklarimi, almak istedim. Almanya dm fiyati 12,45 euro.


Benim alisverisim bu sekildeydi. Aldiklarim arasindan kullandiginiz ya da merak ettiginiz ürünler varsa bana yorum yazarsaniz cok sevinirim.

Okudugunuz icin cok tesekkürler,
ZEY
Devamını Oku »

11 Mart 2016 Cuma

The Body Shop - Tea Tree Blemish fade night lotion - Cay agaci özlü gece losyonu

11 Mart 2016 Cuma
Merhabalar,

Bugün size 3 aydir düzenli olarak geceleri yatmadan önce kullandigim bir üründen bahsetmek istiyorum. The Body Shop Tea Tree Blemish Fade Night Lotion , Cag agaci özlü gece losyonu :)

Öncelikle ürünle tanismamdan bahsedeyim, yüzümdeki kizarikliklardan sikayetci iken satis danismani en cok satilanlar listesinde oldugunu ve bircok yorumda 5 üzerinden 5 puan aldigini söyleyince aldim. Almanya The Body Shop sitesinden baktim evet herkes cok begenmis siz de isterseniz buradan ulasabilirsiniz. Yagli ciltler icin bir ürün kendisi. Aldiktan sonra 1 hafta kullandim fakat gözle görülür bir etkisini görmedim diye düsünüp bir kenarda bekletiyordum ta ki Gokce´s Life youtube videosunda bu üründen ve ne kadar sevdiginden bahsedene kadar. Videoda görünce tekrar kullanmaya basladim ve düzenli olarak bitirene dek kullandim.

Ürün 30 ml´lik plastik pompali bir sisede, kullanim acisindan oldukca pratik. Bir pompayi iki yanagima, yarim pompa kadar da alnima uyguladim. 30 ml ürün bana 3 ay bir zaman kullanim sagladi. Her gece eve gelince makyajimi cikardiktan sonra, normal nemlendiricimi uyguladim. Birkac saat sonra yatmadan hemen önce ise bu losyonu kullandim. Almanya fiyati 9,5 euro. Türkiye The Body Shop internet sayfasinda bu ürünü bulamadim. Türkiye´deki varligi ve fiyati hakkinda bir bilgim yok maalesef. Fakat cay agaci özlü icerigi olan bircok farkli cilt bakim ürünü var Türkiye The Body Shop sayfasinda.

Kücük bir not The Body Shop markasi hayvanlar üzerinde test yapmiyor. Bu ürün paraben icermiyor.


Iceriginde cag agaci özleri, gliserin ve antioksidan gibi bircok dogal madde var. Gördügüm kadariyla dogal icerikli bir ürün ki satis danismani da bana öyle oldugunu söylemisti. Kokusu cok baskin gelmedi bana rahatsiz etmedi fakat evet bitkisel bir kokusu var. Koku hassasiyetiniz varsa mutlaka koklamalisiniz önce. Vaadleri ise, kizarik ve kusurlu cildi nemlendirip rahatlatarak, kizariklik ve cilt kusurlarini gidermeye yardimci olacagi seklinde...


Gözlemlerime gelecek olursam; Cildimi nemlendirdi mi, evet. Gece uygulayip sabah uyandigimda hala yumusacik nemli bir cildim vardi. Cildimi rahatlatti mi, evet. Ilk sürdügümden uyuyana dek gercekten ferahladigimi ve tazelenmek gibi degisik bir hissi oldugunu söylemeliyim. Emilimi cok hizli degil fakat cok zor da degildi. 15-20 dakika icerisinde tamamen emildi cildim tarafindan. Cilt kizarikliklarima ve kusurlarima iyi geldi mi, bilemiyorum. Gözle görünür bir etkisi olmadi ben de maalesef. Kizarikliklarimda bir azalma gözlemlemedim. Yagli bir cildim oldugundan bazi gece kremleri sabah cok daha yagli bir cilt ile uyanmami sagliyor bazen fakat bunda oyle bir yaglanma da olmadi. Cildim her zaman oldugundan daha bile az yagli idi sabahlari. Bu anlamda yag dengesini dengeledigini hatta benim gibi yagli bir cilt icin yaglanmami azalttigini bile söyleyebilirim.

Gözenek ya da baska cilt kusurlarimda da gözle görülür bir etkisini farketmedim. Birkac defa makyaj öncesi nemlendirici olarak sabahlari da kullandim. Fondotenim kolay dagildi ve durusunda herhangi bir dalgalanma problemi yasamadim (bazi ürünlerde bunu yasiyorum, fondotenim yüzümde birkac saat sonra dalga dalga duruyor ve silmek zorunda kaliyorum). Fondoten öncesi uyguladigim günler cildimin daha aydinlik durdugunu söylemeliyim.

Ürünün gözle görülür bir etkisini görmedigim icin kizarikliklarimda, biraz üzüldüm acikcasi. Fakat bu kadar cok olumlu yorum varken, daha uzun sureli mi kullanmam gerek acaba diye düsünüyorum. Ilerleyen zamanlarda belki bir indirim yakalarsam tekrar alip kullanabilirim. Fakat dedigim gibi verdigi rahatlatma hissi ve yaglanmami azaltmis olmasi benim icin basarili ve tekrar almam icin yeterli özellikler. Cay agaci özlü bircok farkli ürün secenegi var belki de ayni serinin baska bir ürününe daha (bu ürünle birlikte) sans veririm :)

Okudugunuz icin tesekkür ederim,
Zey
Devamını Oku »

8 Mart 2016 Salı

Toni&Guy Nourish Conditioner for Damaged Hair --- Yipranmis saclar icin yogun nem ve parlaklik veren sac kremi

8 Mart 2016 Salı
Merhabalar,

Nasilsiniz ? Hayat kosusturmasi geciyor günler..

Bugün sizlere sans eseri tanistigim ve begendigim bir üründen bahsetmek istiyorum; Toni&Guy Nourish Conditioner for damaged hair.

Normal fiyati 4 euro olan 50 ml´lik bu ürünü alisverisimi ödemek icin kasa sirasinda beklerken kasa yaninda gördüm. Hepimizin gözü kayiyor son saniyelerde alacak birseyler buluyoruzdur kasa yaninda duran ufak boy ürünlerden :) Neyse, fiyati 2 euroya düsmüstü ben de alip denemek istedim.

Kendisi durulanan sac bakim kremlerinden ve yipranmis saclar icin yogun nem ve parlaklik verdigini iddia ediyor.

Bendeki 50 ml´lik minik boyu oldugu icin 5-6 kullanimda bitti. Tadi damagimda kaldi ne yalan söyleyeyim ve suan büyük boyunu ariyorum, bulunca alip kullanmaya devam edecegim.

Normal sampuanimi uyguladiktan sonra elime bir miktar alarak sac uclarima uyguladim. Saclarim kisa oldugu icin de parmaklarimla kalani sac diplerime masaj yaparak tüm sacima yaymaya calistim. 2-3 dakika beklettim fazla degil, ama durularken saclarimin yumusacik olup parmaklarimin arasindan nasil kaydigini size anlatamam. Ayrica kokusu da cok güzel :) Ilk kullanimda dahi etkisini gördüm ve begendim bu ürünü.

Saclarimi yumusacik yapti ve abartisiz hic taramasam da olurdu bu ürünü kullandiktan sonra. Cok fazla saci karisan dolasan biriydim aslinda (özellikle ensemdeki saclarim uzunken epey dügüm olurdu) fakat sacimi epey (kulak hizasinda) kisa kestirdigimden beri bu sorunum cok aza inmisti. Saclarima gözle görünür bir parlaklik verdigini söyleyemiyorum fakat saclarimdaki elektriklenmemi neredeyse sifira indirdi diyebilirim.

Türkiye´de bu ürünün 250 ml fiyati 33 lira fakat indirim zamani daha uygun bir fiyata almaniz mümkün. Ben snapchatte (deneyen-bayan) paylastiktan sonra indirimden yararlanip alip bana da resim atanlar oldu sanirim 34 liraya almislardi. Almanya´da 250 ml´lik fiyati 10 euro.

Kisacasi bu ürünü basarili buldum. Vaatlerini yerine getirdigini düsünüyorum. Dedigim gibi büyük boyunu alip kullanmaya devam edecegim. Daha önce Toni&guy isidan koruyucu sac spreyini kullanmistim fakat daha uygun fiyatli sac spreylerinden daha farkli bir etkisini görmedigimi söyleyip bir daha almam demistim. Ayrica deniz tuzu spreyini de sacim uzunken cok fazla kullanmamistim fakat saclarimi kisa kestirdigimden bu yana, özellikle sacima masa yaptigim zamanlar onu da severek kullaniyorum.

Okudugunuz icin cok tesekkür ederim,
Zey
Devamını Oku »

7 Mart 2016 Pazartesi

Yves Rocher Vakfı – Institut de France, Toprağın Kadınları Projesi

7 Mart 2016 Pazartesi
1991 yılında markanın kurucusu Yves Rocher’in oğlu Jacques Rocher tarafından doğa ve çevreyi koruma amacıyla kurulan Yves Rocher Vakfı, 2001 yılında, Fransa’nın en eski en prestijli ve en köklü kurumu olan Institut de France çatısı altına girdi. Aynı yıl,  Yves Rocher Vakfı-Institut de France, “Toprağın Kadınları” projesini lanse etti. ”Kar amacı gütmeden, çevre, eğitim,toplum konularında fayda sağlamak için emek veren kadınları desteklemeyi ve seslerini büyük kitlelere duyurmayı” hedefledi. Bugün, 2015 itibariyle “Toprağın Kadınları” projesi kapsamında 50 ülkeden 325 kadın doğaya, topluma,eğitime katkı veren projeleri için ödüllendirildi ve toplam 1.6 milyon euro ödül dağıtıldı.
Yves Rocher Vakfı – Institut de France tarafından yapılan proje Türkiye’de ilk kez bu sene yapılacak.
“Toprağın Kadınları” projesi 3 temel başlığı kapsamaktadır.
1.Biyoçeşitlilik: Çevre yararına bir bitki türü ve ya tabiat alanlarının koruma altına alınmasını sağlamak.
2.Toplum:  Çevre yararına alınan bir aksiyon ile,toplumun refahına sürdürülebilir katkıda bulunmak.Bu kapsamda “Kadın özgürlüğü ve cinsiyet eşitliğine destek” de çok önemli bir alt başlık olmaktadır.Bununla da Birleşmiş Milletlerin,1000 yıl kalkınma hedeflerinden birini desteklemiş oluyoruz.
3.Eğitim:  Çevre ile ilgili bir konuda çocukların ve gençlerin bilinçlenmesini sağlamak.
2015 yılı sonunda kazananın belirlendiği yarışmanın ödül töreni 2016 yılında, Türkiye’de gerçekleşecek olan bir seromoni ile duyurulacak. Ardından Paris’te uluslarası bir seromoni gerçekleşecek.
Daha ayrıntılı bilgi almak için tıklayabilir ve videolarını izleyebilirsiniz.
#ToprağınKadınları

Bir boomads advertorial içeriğidir.
Devamını Oku »

Bitenler 5 - El ve dudak bakim ürünlerim

Merhabalar,

Bu yazimda biten el ve dudak bakim ürünlerimden bahsedecegim.

Aldo Vandini - Sensual aroma el balsami : Bu markayi Almanya dm ve Müller magazalarinda bulabilirsiniz. Icerigi temiz degil maalesef fakat kokusu ve kokusunun kalici olmasi sebebiyle cok cazip geldi bana. Iceriginde alkol ve parfüm icermekte. Emilimi gayet hizli ve verdigi yumusaklik gayet basarili idi. Yapiskanlik hissi de birakmiyordu. 100ml´lük bu ürünü 4 euro gibi bir fiyata almistim.

Yves Rocher el kremi : Indirim zamani uygun fiyatlara bulabileceginiz Yves Rocher ürünlerini gercekten begeniyorum. El kremi de bu ürünlerden biri. Kokusuna cok bayilmadim acikcasi fakat cok rahatsiz eden baskin bir koku degildi benim icin. Emilimi hizli, yagli his birakmayan ve ellerinizi saatlerce kalici nemlendiren güzel bir krem. Sevdim ve ayni markanin bir baska versiyonu el kremini aldim :)

Dalan : Sanirim kokusu cok güzel olan kremlerden biri. Bu ufak boyu cantamda tasimistim ilk zamanlar fakat o kadar yogun bir kremki, gün icinde kullanmamaya kara verip sonralari sadece gece yatmadan önce ellerimi nemlendirmek icin kullandim. Eger fazla ürün uygularsaniz yagli bir his birakiyor. Fakat ellerinizi yumusacik yapan ve cok güzel kokan bir krem. Sevdim ve hatta yenisini aldim :)


Gelelim dudak ürünlerime;

Bebe classic : Severek uzun süredir kullandigim bir lip balmdi. Eger elimde hala bircok lipbalm olmasa alabilirdim tekrar. Nemlendirmesi gayet basariliydi ve uzun sürüyordu, saatte bir yenilemeniz gerekmiyordu. Gün icinde 2-3 defa uygulamam yeterliydi benim icin. Dudaklarda yagli bir his birakmiyor ve görüntüsü itibariyle de dudaginizda parlama yapmiyordu. Sevdim kendisini :)

Maybelline babylips hydrate : Kesinlikle abartildigini düsündügüm bir ürün. Tam olarak bitirmememe ragmen kalani hic kullanmadigim icin artik veda etmek istiyorum kendisine. Yarim saatte bir tekrar sürme hissi uyandiran degisik bir yapisi var. Dudaklarinizda parlak yagli bir görünüm veriyor ama nem vermesi o kadar basarili degil. Bir daha almayi düsünmüyorum :(

Nuxe reve de miel honey : Uzun zamandir severek kullandigim bir üründü. Bitmesine hem üzüldüm hem sevindim. Üzüldüm cünkü iyilestirmesi ve nemlendirmesi basarili, sevindim cünkü ürün bitirince mutlu olanlardanim :) Gün icinde ince bir tabaka uyguladigimda saatlerce dudaklarimi yumusacik ve nemli tuttu. Geceleri ise kalin bir tabaka uyguladigimda, ertesi sabah pürüzsüz nemli yumusacik dudaklarim oldu. Icerisinde kucuk tanecikler var ilk sürdügünüzde peeling gibi bir his veriyor fakat bu tanecikleri zamanla hissetmiyorsunuz, sanirim dudaklarinizda parmak isinizla yedirince kayboluyorlar. Kücük bir ek olarak, ayri dudak peelingimi hep sabahlari uyandigimda yaptim ve gercekten dudagimdaki pütürlenmeler sifira indi diyebilirim. Fiyat olarak diger lipbalmlara göre pahali fakat bence hakediyor. Tek sorun kullanim acisindan pek hijyenik olup olmadigi, cünkü ürünü sise icerisinden her seferinde parmaklarinizla almaniz gerekiyor. Fakat dedigim gibi ben performansini basarili buldugum icin bu kisma pek takilmadim. Elimdeki lipbalmlar azalinca, belki bir sonraki kis icin tekrar alacagim bir ürün :)

Son olarak Nivea aloe vera ve jojoba yagi iceren el bakim kremi : Bu ürünü özellikle ayrica yazmak istedim cünkü bana canim Beauty_Beybi´nin hediyesi :) Severek kullandim 2 aydir cantamda benimleydi, emili hizli nemlendirmesi basariliydi. Losyon kivaminda güzel bir krem. Leyla´ya birkez daha tesekkür ederim :)

Bu seferlik bitenler yazim bu sekildeydi, okudugunuz icin cok tesekkürler :)
Zey



Devamını Oku »

6 Mart 2016 Pazar

Mimlendim - Ben kimim ?

6 Mart 2016 Pazar
Merhabalar,

Güzel keyifli bir pazar gününden sesleniyorum. Kahvemi yaptim, oturdum bilgisayar basina. Umarim sizler de keyifle dinlenerek geciriyorsunuzdur gününüzü :)

Bugün yeni baslatilan bir etikete cevaplar verecegim. Öncelikle baslatan arkadasimiz Sila´ya ve sonrasinda beni davet eden burda tanistigim güzellik Gözem´e cok tesekkür ederim. Onlarin bloglarini da isimlerinin üzerlerine tiklayarak okuyabilirsiniz.

Belki cogunuz yazacaklarimi zaten biliyor fakat davete katilmamak olmazdi degil mi, umarim keyifle okursunuz :)

Ben kimim ?

1. Ismim Zeynep. Bircogunuz ismimi bilmiyor cünkü heryerde deneyen bayan olarak varim :)

2. 28 Ocak 1985 dogumluyum (yasimla zaman zaman anlasamiyoruz ama cogu zaman umrumda olmuyor kendisi) ve Kova burcuyum (sanirim bu burcun tüm özelliklerini tasiyorum)

3. Izmir dogumluyum ve Izmir´de dogup büyüdüm ve de okudum.

4. Liseyi Kiz lisesinde okudum belki aranizda ordan mezun olanlar vardir bana yazarlarsa cok sevinirim. Buz gibi tas binada az hasta olmadim hey gidi günler.

5. Izmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (IYTE) Fizik bölümünü mezunuyum. Yüksek lisansimi da IYTE  fizik bölümünde bitirdim. Mezun oldugum an diplomami alip kosarak uzaklastim ordan :)

6. Yaklasik 5 senedir Almanya´da yasiyorum. Buraya Yüksek lisans sonrasi Doktora egitimim icin geldim. Gelis macerami buradan okuyabilirsiniz. Deli cesaretim oldugu dogrudur :)

7. En sevdigim renkler, beyaz, siyah ve pembe

8. En sevmedigim renk yok aslinda ama kendime yakistirmadigim gözüme güzel gelmeyen renkler var, bunlarda beyaz, siyah ve pembe disinda hepsi :)

9. En sevdigim özelligim inatci olmam sanirim kendi bildigimi kafama koydugumu yapana dek birakmam. Bazen olumsuz da sonuclansa yine de mutlaka birseyler ögrenmis olurum.

10. En sevmedigim özelligim, disardan ilk bakildiginda soguk durmam. Beni yakindan taniyan herkes bunu bana sonradan itiraf etmistir. Ilk basta cok soguk ve itici gelmistin ama seni tanidikca sevdim derler :) Sözümü esirgemeyip pervasizca aklimdan gecenleri söyledigim icin de olabilir bu emin degilim..

11. Müzik ayird etmeksizin moduma bagli yerli yabanci her tarzi dinlerim. Gecenler Petek Dincöz foolish casanova sarkisina takmistim :) Gel gitlerle dolu bir ruh halim var. Ama hayatimin sarkisi sanirim Metallica Nothing else matters. Sezen Aksu´ya da bayilirim. Ölmeden önce yapilacaklar listemde kendisinin konserine gitmek vardi (evet hala gitmedim hic konserine) ama kendisi sahnelere veda etti, kismet :)

12. Kitap okumayi cok severim. Ayni anda bircok kitabi okumaya calisirim. Özellikle farkli tarzlarda kitaplara ayni anda baslarim ki, günlük moduma bagli olarak hangi kitabi istersem onu okurum. Yatmadan önce mutlaka okurum, 1 sayfa bile olsa okurum. Hayatimin kitabi sanirim Irvin Yalom Nietzsche ağladığında...

13. Gezmeyi cok severim. Almanya´ya yerlestigimden beri epey farkli ülke gezdim :) Ama öncesinde Türkiye´deyken de kim ne zaman hadi kalk bulusalim, suraya gidelim dese hop giderdim :) Ispanya´da flamenko da yaptim (artik yaptigimin adi flamenko olmayabilir ama bence yaptim :)), Amerika´da sokakta gitar calan dilencilerle oturup sarki da söyledim :) Yedigim en güzel balik sanirim Portekizdeydi :)

14. Insanlarla kaynasmayi konusmayi aktif olmayi cok severim ama maalesef Almanya´da bu pek mümkün olmadi. Hem kültür ve dil farkliligi hem de islerimin yogunlugundan artik pek sosyal degilim. Iste bu noktada blogum devreye giriyor ve buraya döküyorum yanlizligimi :)

15. Yemek yemeyi cok severim ya da severdim. Cünkü istemsiz bir sekilde 8 ay kadar önce et yiyememeye basladim. Isteyerek yaptigim birsey degildi fakat icim almiyor ve kokusu itiyor beni. Ben ki Türkiye´ye gitmeden önce annneme evde yapmasi icin (temiz olcak disarda yemem) iskembe corbasi siprasi verirdim, gel gör ki artik yasamak icin yiyorum resmen.

16. Unutmadan hep soruluyor özellikle snapchatte, hala bekarim ve cok da mutluyum.

17. Son olarak, doktora calismalarim bitti ve suan Fraunhofer arastirma enstitüsünde arastirmaci olarak calisiyorum. Yari zamanim lab´ta deney yaparak diger zamanim ise bilgisayar önünde deney datalarini grafiklere dökerek, anlamaya calisarak, rapor yazarak, makale yazarak, konferans yazilari yazarak geciyor.

18. Tabi paralel olarak bir yandan calisirken diger yandan haftasonu ve geceleri is sonrasi, herkes benim doktora tezimi yazdigimi zannediyor ama henüz baslamadim :/ Mart ayi sonunda bir konferans icin Amerika´ya gidiyorum, orda konferans sonrasi birkac gün de tatil yapacagim. Bol bol enerji ve moral toplayip sonrasinda yazmaya baslayip en kisa zamanda da bitirmek istiyorum. Benim de bir Dr ön adim olsun artik :)

19. Cok uzun vadeli planlar yapmayi sevmiyorum. Genel olarak planlandigi gibi gitmez isler zaten ve hayal kirikligi olur. Mesela suan en büyük soru isareti, Almanya´da isim de var ama hala burda yasamak istiyor muyum yoksa Türkiye´ye dönmeli miyim? Bilmiyorum. Cevap da vermeye calismiyorum. Zaman neler gösterir bilinmez, zamani gelince düsünürüz :)

20. Sanirsam bu etiket icin kullanilan soru ve yanitlardan biraz uzaklastim ama bana biri kendini anlat dese bu sekilde anlatirdim :)

Merak ettiginiz sorulariniz ya da atladigim birsey olduysa bana yorum yazarsaniz cok sevinirim.
Katilmak isteyen herkesi davet ediyorum ben de bu etikete :)
Mutlu pazarlar,

Zey

Devamını Oku »

5 Mart 2016 Cumartesi

Tag #nedenbloggler oldum - oldum mu gercekten ?

5 Mart 2016 Cumartesi
Merhabalar,

Instagramdan Sevgili Gamze yeni bir tag baslatmis #nedenbloggeroldum ve beni de davet etmis. Kendisinin yanitlarini görmek isterseniz instagram adresi @gamzenin_dunyasi74 ve blog linkine de buradan ulasabilirsiniz. Öncelikle kendisine tesekkür ediyorum. Davete instagramdan katilmak cevaplarimi paylasmak istedim fakat baktim yazdikca yazasim geliyor ben de yaziyi bloga tasidim. Umarim icimden dökülenleri keyifle okursunuz.

Ilgim nasil basladi ?
Ben makyaja gec baslayanlardanim. Cilt bakimima da yeterli özeni göstermedim, ta ki 2 sene öncesine kadar. Fakat hem yas ilerleyince, hem isim itibariyle (sürekli okumak ve bilgisayar ekranina bakmaktan) hem de soguk ülke iklimine (5 senedir Almanya´da yasiyorum) alisamayan cildim kötülemeye baslamisti.

Önce doktora göründüm sonrasinda da internetten arastirmaya basladim ve karsima blog sayfalari geldi. Sürekli blog okur oldum. Abone olmadim ama okumaya basladim her cikan sayfayi. Sonra baktim "sürekli ülkemizde olmayan ürünler"den bahsediliyor. Alisverise ciktigimda baktim burda Almanya´da o ürünler var. Ben de denemeye basladim ihtiyacim dogrultusunda okudugum ürünleri.

Instagram 
Sonra instagram epey populer olmaya basladi (1 sene öncesi falan) ve kendi kisisel hesabimdan makyaj bloglarini takip etmek tuhaf geldi. Bunun neden tuhaf geldigini aciklayamam ama öyle iste. Ben de sonra dedim sen niye acmiyorsun bir sayfa ? Hem onlari takip edersin hem birseyler paylasirsin. Ilk önce instagram sayfami actim 2015 bahar aylariydi fakat paylasimlarima daha sonra basladim. 

Sonra instagram paylasimlarim devam ederken cekilisler yaparak adimi daha cok duyurmak ve hediye vermek istedim. Cekilis ürünlerimi özellikle "ülkemizde olmayan ürünler"den sectim. Cekilis her ne kadar sancili bir is olsa da, hediye vermek hosuma gidiyor. Tek amacim daha cok insana ulasip okunmakti, kesinlikle firma ürünleri pesinde degildim ve hala degilim.

Blog
Bu noktada size birsey itiraf etmem gerek, bir zaman sonra instagramdaki uzuuuuun yazilari okumadigimi, resimlere bakip net guzel cekilmis resimleri begenip gectigimi farkettim. Iste bu noktada dedim ki Zeynep sen blog ac. Hem guzel fotolar cek hem de uzuuun yazilarini orda yaz. Blogu actim fakat ilk yazimi 2015 Eylül sonunda yayinladim. Bugün hala blogum konusunda cok acemiyim ama herhangi beklentim olmadan yazdigim icin, zamana biraktim, elimden geleni yapip ögrenmeye calisiyorum. Hala o kadar acemiyim ki bloguma gelen 2 reklam teklifini de kacirdim :)

Ne cok yazdim ama hala yazasim var...

#nedenbloggeroldum
Simdiye dek hicbir zaman blogger oldugumu iddia etmedim. Hatta blogger degilim diyerek hep altini cizdim bu olayin. Ben hobi olarak paylasimlar yapiyorum. Beklentim olmadigi icin de gayet keyifle yaziyorum. Bu is büyük sorumluluk, insanlara bir ürün icin bu güzel demeden önce iyi tartmak lazim.

Hem Almanya´da monotonlasan hayatima renk getirmek hem de yeni insanlar tanimak ve onlarla iletisimde olmak icin basladim. Sayfalarimi elimden geldigince ilgi cekici resimler ve yazilar paylasarak, kendim gibi olarak ilerletmeye calisiyorum. Simdiye dek bana yazilan her yoruma her mesaja cevap verdim. Elimden geldigince herkese geri dönüs yapiyorum. Takipci sayisina bakmadan büyük kücük herkesi takip ediyorum (tabiki icerigine ve resim kalitelerine bakarak), rica ettikleri cekilis paylasimlarini duyuruyorum. Instagramdan yetisebildigim kadar her resmi begeniyorum, bloglari okuyarak elimden geldigince yorumlar yaziyorum. Bana email ile ulasan herkese cevap veriyorum. Birbirimize destek olarak büyüyebilecegimize inaniyorum. Deneyen bayan adi ile sosyal medyadaki hesaplarima, blogumun sag tarafindaki "sosyal medya" kismindan ulasabilirsiniz. Snapchat adim da deneyen-bayan :)

Cok güzel insanlar tanidim ve iyiki bu sayfalari actim diyorum cogu zaman !

Buraya kadar okuduysaniz gercekten cok tesekkür ederim. Konuyu biraz uzatmis olabilirim ama yazinin yönüne yazarken aklima gelenler karar verdi.

Ben de bu yaziyi okuyan herkesi #nedenbloggeroldum etiketi ile ilgili yazilar paylasmaya davet ediyorum !

Bu arada blogumun yeni düzeni hakkindaki görüslerinizi benimle paylasirsaniz cok sevinirim, olumlu olumsuz her yoruma acigim, saygili yazilir ise :) Suandaki düzeni kendim olusturdum ve istedigim gibi olmasa da simdilik bu sekilde kalsin bakalim. Simdiden tesekkür ederim!

Zey


Devamını Oku »

4 Mart 2016 Cuma

Alverde Rose Tinted Highlighter ve Benefit Highbeam - pahali ve uygun fiyatli iki likit aydinlatici karsilastirmasi

4 Mart 2016 Cuma
Merhabalar,

Bugünkü yazim bircok yerde karsilastirmalarini gördügüm, okudugum iki farkli likit highlighter olacak :)
Almanya DM magazalarinda bulunan Alverde Rose Tinted highlighter ve meshur Benefit Highbeam highlighter karsilastirmasi icin hazir misiniz ? Hadi o zaman basliyorum ..


Resimde gördügünüz Alverde orijinal boy fakat Benefit kücük boy. Alverde cam sise icersinde 10 ml ürün bulunmakta ve aplikatörü kullanim acisindan oldukca pratik uygulama sagliyor. Alverde fiyati 2,95 euro. Benefit bana yil basinda Almanya Douglas´tan aldigim deneme boy ürünler iceren kutudan cikmisti. Bendeki minik boyu 2,5 ml ürün icermekte ve uygulama icin bir fircasi bulunmakta. Benefit highbeam normal boyu 13ml ve Almanya Douglas fiyati 28,99 euro. Neredeyse ayni miktar ürünler fakat arada inanilmaz bir fiyat farki var.


Gelelim karsilastirmaya, öncelikle söylemem gereken, belki de tek farklari, Alverde biraz daha az yogun bir ürün. Benefit highbeam ile ilk uygulamada elde ettiginiz görüntüyü, Alverde ile 2 defa uygulayarak elde ediyorsunuz. (En son resimde tek sefer uygulanmis hallerini görebilirsiniz)


Onun disinda bir aydinlaticidan beklediginiz hersey birebir ayni diyebilirim. Kolayca dagitilabiliyorlar. Gün icerisinde kaliciliklari ayni. Ikisinin de bana göre orta karar isiltilari var ve uyguladiktan sonra aralarinda bir fark göremiyorum. Tabi dedigim gibi Benefit Highbeam biraz daha yogun bir görünüm veriyor ilk uygulamada.


Alverde´nin daha az yogun olmasi aslinda benim icin bir avantaj. Yagli cilde sahip ve cok az highlighter kullanan biri olarak, Alverde´nin uygulamasinin kontrolunun kolay oldugunu düsünüyorum. Ikisi de dogal duruyor. Ben uygulanmis hallerinin arasinda bir fark göremedim ve dolayisiyla Benefit normal boyunu alacagimi zannetmiyorum.

Hem fiyati hem de performansi acisinda Alverde tercihim olacaktir. Tabi olurda birgün bu 10 ml´lik benim icin büyük insanlik icin kücük siseyi bitirebilirsem.. Hic sanmiyorum :)

Okudugunuz icin cok tesekkür ederim,
Zey
Devamını Oku »

1 Mart 2016 Salı

Catrice Prime and fine eyeshadow base / brightening eyeshadow base - - - karsilastirma ve yorumlarim

1 Mart 2016 Salı
Merhabalar,

Bugün sizlere Catrice Prime and fine Eyeshadow base ve brightening eyeshadow base karsilastirmali yorumlarimi yazmak isterim. Siz de okumak isterseniz cok sevinirim :) Catrice far bazinin seveni oldugu kadar, sevmeyeni de cok. Özellikle yagli göz kapagi olanlar cogunlukla sevmemis bu ürünü fakat hemen belirtmek isterim, yagli göz kapaklarim olmasina ragmen ben uzun zamandir normal olan far bazini kullaniyorum ve gayet memnunum.

Zaten aydinlaticili olan far baziyla tanismam da su sekilde oldu; normal olandan memnun kalinca bir tane daha almak icin gitmistim ki bir baktim aydinlatici özellikli yeni bir far bazi var Catrice standinda :) Özelliklerinin ayni oldugunu düsünerek bu sefer de aydinlatici özellikli olani alip denemek istedim.


Öncelikle iki ürün de icerisinde 5 gram ürünler bulunduran ve kendi aplikatörü olan minik siseciklerdeler. Kullanim acisindan gayet pratik ve aplikatörü ile kolayca uygulayabilirsiniz. Ikisinin de numarasi 010 fakat birinde `brightening` yani aydinlatici oldugu belirtilmis.


Normal olan far bazinin yarisindan cogunu kullandim diyebilirim. Cok hafif bir kapaticilik veriyor. Eger damarli bir göz kapaginiz varsa tamamen kapatmasini beklemeyin fakat renk esitsizliklerini minimuma indirdigini belirtmeliyim. Farlarimin kalicigi da gayet basariliydi. Benim yagli göz kapaklarimda cizgi ve parlama yapmadi, tüm gün sabitledi diyebilirim. Gözlemledigim kadariyla farlarimin durusunda cok bir fark olmadi, yani isiltili ya da mat, kullandigim tüm farlar, far bazi olmadan uyguladigim zamanlardaki gibiydi.


Gelelim aydinlatici özellikli olana. Yapisinin normal olandan farkli oldugunu, formülü degistirdiklerini düsünüyorum. Cünkü diger normal baz farini kullanirken yasamadigim cizgilenme problemi, maalesef gün sonuna dogru aydinlaticili far baziyla yasadim. Yaglandirmadi fakat cizgi olusturdu. Aydinlaticili far bazinin kapatma gibi bir özelligi yok fakat farsiz tek basina uyguladigimda bile aydinlik güzel bir görünüm veriyor. Hafif isiltili bir bitisi var. Farlarimi daha canli gösterdigini farkettim, bu acidan vaadini yerine getiriyor. Özellikle isiltili farlar daha bir canli görünüyor.

Ben bu ürünü kas altlarimi aydinlatmak icin de kullandim saglikli durdu ve begendim. Ayni sekilde aydinlatici olarak elmacik kemiklerimin uzerinde de kullandim ve cok asiri parlamadan canli durusunu begendim. Keske cizgilenme problemi olmasaydi diyorum, yoksa cok amacli kullanilabilecek güzel bir ürün.


Basta da belirttigim gibi, seveni oldugu kadar sevmeyeni de cok bu far bazinin. Ben yedekleyecek kadar basarili buldugum ve uygun fiyatli oldugu icin cok sevmisken, aydinlatici olan bir soru isareti birakti bende. Normal olani almayi düsünüyorum fakat aydinlatici olan icin ayni seyi söyleyemem :/

Okudugunuz icin cok tesekkürler,
Sizin Catrice far baziyla ilgili görüsleriniz nasil, benimle paylasirsaniz cok sevinirim :)
Zey

Devamını Oku »